Gülle Atma

2009-02-25 22:57:00

GÜLLE ATMA

Sözlük anlamı: Küresel bir ağırlığın omuzdan fırlatılmasına dayanan pist ve alan sporudur.(1)

<!-- /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal {mso-style-parent:""; margin:0cm; margin-bottom:.0001pt; mso-pagination:widow-orphan; font-size:12.0pt; font-family:"Times New Roman"; mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; mso-ansi-language:EN-US; mso-fareast-language:EN-US;} @page Section1 {size:612.0pt 792.0pt; margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; mso-header-margin:35.4pt; mso-footer-margin:35.4pt; mso-paper-source:0;} div.Section1 {page:Section1;} -->

Metalden yapılmış, küre biçimindeki güllenin, erkekler ve bayanlar tarafından omuz hizasından en uzak mesafeye atılmasını içeren, hafif bir atletizm spor dalıdır. Eski Yunanlılar'da ve Olimpiyatlarda gülle yerine 6.5 kg. ağırlığında taş veya metal parçalar ile atış yarışmaları yapıldı. Taş yerine gülle ilk kez İngilizler tarafından kullanıldı. Gülle, 1896'dan itibaren modern Olimpiyat Oyunları'nda yer aldı.

Günümüzde gülle atma, yalnız bir el ile ve omuz ürezinden 2.135 m. çapındaki daireden yararlanılarak yapılır. Gülleyi savurarak atmak yerine, adeta iter gibi atmak gerekir.

Bu branş dalında başarılı olmak için eskiden iri cüsseli olmak büyük bir avantajdı. Ancak günümüzde, çevik ve kuvvetli olmak, atletik bir yapıya sahip bulunmak ve kurallara uygun beden hareketi çalışmaları ile büyük bir bilek eforu istemektedir.

Güllede atma alanı beton olup; etrafında çember bulunmaktadır. Çemberin ön kenarında, atış sırasında atletin içeride kalmasını sağlayan çarpma tahtası bulunur. Çarpma tahtası ağaçtan imal edilir. İçten uzunluğu 1.22 m., genişliği 114 mm. olup üstü beyaza boyanır.

Gülle düzgün ve yuvarlak olup, demir, pirinç gibi yumuşak olmayan bir metalden yapılır. İçi kurşun veya benzeri bir madde ile doldurulur. Erkekler için en az 7.257 kg., bayanlar için en az 4 kg. ağırlığındadır. Atış yapılan daire beton olduğundan ayakkabılarda çivi yoktur.

Yarışmacı atış hareketine sabit duruşla başlar. Gülle tek elle çeneye yakın tutulmalı, atış süresince bu el başlangıç durumundan aşağıya düşmemelidir.

Gülle hiçbir zaman omuz çizgisini geçmemelidir. Süzülüş ile gülle atışına geçilmesi arasındaki hareketler tempolu ve kesintisiz yapılır. Yarışmacı, gülle yere düştükten sonra yarışma alanının çemberin arka yarısından ve ayakta terk eder.

Günümüzde gülle atmada güç, teknik ve zihinsel hazırlık gerektiren Amerikalı atlet Porry O’Brien'ın kendi adıyla anılan tekniği kullanılmaktadır. Burada atlet sırtı dönük bir duruşla başlayarak, 180 derece bir dönüş yaparak gülleyi daha uzağa atma olanağını bulmuştur. Dünya rekoru 23 m.'yi aşarken, yurdumuzda dereceler erkeklerde 18.27'de, bayanlarda 16.96'da dır.

Yarışmacılar üç atış hakkına sahiptirler. İlk 3 atıştan sonra en iyi sekiz yarışmacı daha sonra 3'er atış daha yaparlar. Atış sırasında yarışmacı çemberden dışarı çıkar, dengesini kaybedip ayak veya elinin biri ile dahi çemberin dışına dokunursa, gülle takozunun üstüne değerse o atış geçerli sayılmaz. Hakem sayısı sabit olmayıp, her zaman değişebilir.

Atma uzaklığı güllenin düştüğü ilk yerin izi ile direğin iç köşesine kadar olan doğru mesafesi ölçülerek bulunur. Ölçülen uzunluk en yakın cm.'ye indirgenir. Aynı dereceyi iki atletin yapması durumunda ikinci iyi derecelerine bakılarak, birinci olan atlet bulunur.

 

 

                                                                 Çizim 1: Güllenin Ölçüleri(3) 


Çizim 2: Gülle atış alanı ölçüleri (5,6) GÜLLE ATMA KAYMA TEKNİĞİ

 

Çizim 6: Gülle atma hareketlerinin aşamaları (3)

Gülle atmadaki başarıyı etkileyen en önemli faktör kuvvettir.

Güle atmanın karakteristik yapısını belirleyen özellikler şunlardır.

* Kısa bir hızlanma mesafesi, (Diğer atma branşlarına göre)

* Çok kısa bir zamanda özellikle itme fazında büyük bir itme gücünün devreye sokulması.

Yukarıdaki nedenlerle geçtiğimiz yıllarda kat edilen mesafenin arttırılmasına ve mümkün olduğu kadar düz bir çizgide atışın gerçekleştirilmesi konularında uğraş verilmiştir.

Teknik açıdan başarılı bir atışın gerçekleştirilebilmesine etki eden faktörlerse,

* Kişinin yapısına uygun, biomekanik açıdan en elverişli başlangıç pozisyonunun alınması,

* Bütün sistemi etkileyecek ilk hızlanma için  aktif bir başlama fazı,

* Çabuk, yatay, sürat kaybetmeden aynı zamanda vücudu itmeye hazırlayan bir kayma hareketi,

* Mümkün olan en kısa sürede kaymadan itme hareketine geçiş,

* Güllenin asıl hızının kazanacağı patlayıcı bir itiş hareketinin gerçekleştirilmesi.(2)

BAŞLAMA POZİSYONU 

Başlama fazı biomekanik açıdan direk olarak atılan mesafeye etkisi yoktur. Bu fazda henüz gülleye etki edecek bir şey yapılmaz. Başlama pozisyonunun en önemli görevi atıcıyı biomekanik açıdan en uygun hız alma yolunun başına getirmektir. Bunun için gerekli olan gevşek bir başlangıç hareketidir.

Başlama pozisyonu: Atlet sırtı atış yönüne dönük olarak çemberin içersinde dik olarak durur.

Gülle atış elinin parmaklarla el ayasının birleştiği yerde tarak kemikleri üzerine başparmak ve parmaklar yanlara doğru hafif gergin açılarak tutulur. Çenenin sağ altbölümüyle boyun arasındaki üçgen bölgeye yerleştirilir.

                                                                                   Çizim 7: Güllenin Tutuluşu (3)

Başlama hareketi farklıdır. (Savurma bacağını ekstrem yükseğe kaldırılarak, savurma bacağının minimum yükseğe kaldırılarak, savurma bacağı kullanılmadan.) Başlangıç için ikinci versiyon tavsiye edilir. Çünkü denge problemi olmaz, daha gevşek start pozisyonu sağlanabilir.Vücut dik duruş pozisyonundan, omuzların dengesini bozmadan öne doğru eğilir. Buna paralel olarak destek ayağı (sağ) bükülür, aynı anda da sol ayak geriye doğru (Kalça hizasından yüksek olmamak kaydı ile) savrulur ve hemen arkasından tekrar destek ayağının yanına yaklaştırılır. Aşağı yukarı bir ayak gerisine getirilir.Vücut ağırlığı sağ ayak üzerindedir. Bakışlar atış istikametinin tersine-aşağı, çaprazdır. Sol el atış yönüne karşı yöndedir.Böylece Başlama hareketinin sonunda start pozisyonuna gelinir. Bu konumda Gülle izleyeceği yolun en alçak noktasına gelmiştir. Bu sıradaki gövde ile bacak arasındaki açı (kalça açısı) 50° destek ayağının diz açısı ise aşağı yukarı 100° dir. (2)

START FAZI 

Savurma bacağının aktif harekete katılması ve sağ bacağın gergin hale gelmesi ile birlikte atış için gerekli olan ilk pozitif hız kazanımı bu fazda meydana gelir. Güllenin uçuş hızının  %15-20’si bu fazda meydana gelir.

 - Savurma bacağının, devreye girmesi dizin aktif olarak açılımı ile birlikte olur. Bacak yerden ve hızlı bir şekilde atış istikametinde hareket eder. Ağırlık merkezinin yerden yükselmemesi için geriye doğru itilen ayağın kalça yüksekliğini geçmemesi gerekir.

 - Sağ bacağın gerilmesi de, yerden ve atış istikametine doğru gerçekleştirilir ( Optimal itiş açısı 60° ). İtiş taban ve topukla gerçekleşir. Topuğun deveye girmesi ağırlık merkezini aşağıda tutabilmek için uygun şartları oluşturur.

- Start pozisyonuna göre Gövdenin pozisyonu değişmez. Bacağın itişi ve savurma bacağı hareketiyle birlikte vücut bir parça doğrulmuş durumdadır. (Start pozisyonuna göre aşağı yukarı optimal 15-20°) Bu doğrulma, güllenin hareket doğrultusunda bir miktar yükselmesine yol açar. (2)

KAYMA FAZI

Kayma fazında bütün sistem, atlet ve güllenin yerle teması kesilir. Gülleye tekrar aktif olarak etki edebilmek için bu fazın mümkün olduğu kadar çabuk bir şekilde aşılması gerekir.

Buradan çıkan sonuca göre kayma hareketinin çabuk ve yere yakın bir şekilde aşılması gerekir.

Kayma fazının en önemli işlevi vücudun itmeye hazır hale gelmesidir. Gülle kayma fazı esnasında ayağı geçer ve omuz ekseni konumunu değiştirmezken kalça ekseni atış yönüne doğru döner.

Kayma bacağı itişini tamamladıktan sonra dizden bükülür ve ayak ucu sola döndürülerek yere konuşlandırılır bu aynı zamanda sağ kalçanın da öne doğru dönüşüne neden olur.

Aynı anda savurma ayağı da aktif olarak yere konur. Bacak ve kalçanın öne doğru dönüşü (bu esnada omuz ekseni hala başlangıç konumundadır) gövdenin hafif doğrulmasına neden olur; Gülle hareket yolu üzerinde bir parça daha yükselir. (Aşağı yukarı 15-20°)

Gövdenin aktif doğrulması mutlaka önlenmelidir.

Atıcı itiş fazında hızlanma yolunu uzun tutabilmek için bütün dikkatini güllenin atış istikametinin tersi yönde en uzak noktada tutmalıdır. (2)

GEÇİŞ FAZI

Geçiş fazı kayma hareketinden etkili bir itme hareketine geçişi koordine etmelidir.

Öncelikle sağ ayak yere konuş esnasında meydana gelecek olan frenleme etkisini amortize etmelidir.

Bu nedenle sağ ayağın diz açısı aşağı yukarı 120° açı ile bükülü olarak ayak ucunda yere konmalıdır. (resim) ayak ucu aşağı yukarı atış yönüne 110-120° açı ile yere konur.

Atletin sağ bacağının çabuk açılmaya başlaması buna bağlı olarak 2. pozitif hızlanmanın uygulanabilmesi, kayma öncesi başlangıçta gülleye uygulamış olduğu kuvvet ve sürate bağlıdır.

Geçiş fazı (Kaymadan sonra sağ ve sol bacağın yere konduğu zaman farkı) çok kısa sürmelidir.

Sol bacağın yere konuşu aktif olmalıdır. Ayağın iç kenarı çarpma tahtasından yarım ayak geriye konur. İtme fazında uzun ve iki ayağın etkin bir şekilde hızlanmaya etkisini sağlamak için güllenin geçiş fazında mümkün olduğu kadar az yol kat etmesi gerekir. Bu yüzden vücudun üst kısmı gülleyi mümkün olduğu kadar geride tutabilmek için bu faz esnasında pozisyonunu değiştirmemelidir.

Sağ ayağın yere bastığı anda omuz ekseni (Sağa doğru dönüktür ve kalça ekseni ile aralarında 90° lik bir açı vardır.) daha sağ bacağın üzerindedir. Sol bacağın yere konması esnasında sağ omuz buna bağlı olarak gülle sağ bacağın üzerinde kalmalıdır.

Omuz ekseni sol kolun hala geriye dönük halini koruyacak kadar dönebilir. (yandan bakıldığında) Sol omuzun sağ omzu geçmemesi gerekir. Kalça açısı aşağıdan sağ bacağın yere konuşunda 90°, sol bacağın yere konuşunda 100° yi geçmemelidir (2)

İTME FAZI 

Güllenin asıl uçuş hızının %80-%85’ı bu fazda ortaya çıkar. Gerekli şartlar ise şunlardır.

·      Büyük bir itme gücü.

·      Optimal uzun bir yol(Güllenin yolunun Erkeklerde 1,65m. bayanlarda 1.55m.uzunlukta olmasına dikkat edilmelidir)

·      Çok kısa bir zaman birimi (0,2 saniyenin altında)

Sol bacağın yere konmasından sonra (Gülleci bu anda en uygun itme pozisyonundadır) Fikse edilmiş vücudun sol tarafı etrafında patlayıcı bir itme ve dönme hareketi başlar.

Sağ bacağın öne ve yukarı açılımı ile gergin hale gelmesine bağlı olarak Sağ ayak, diz ve kalçanın sağ tarafı Kalça ekseninin atış istikametine paralel hale gelinceye kadar dönmeye devam eder.

Omuzlarda dönüşe katılır kalçaya atış yönüne paralel hale gelir (Dirsek atış yönüne dönmüş ve güllenin arkasında yer alır) Omuz ve kalça ekseni birbirine parelel ve dik açıda durmasına yardımcı olan sol koldur.

Gülle kalça ekseninin atış yönüne dik açı konumuna geldiğinde boyundan ayrılır.

Sol bacak önce dayanma ve kaldıraç fonksiyonu görür. Fakat son aşamada yukarı doğru açılma ve itme hareketine yardımcı olur.

Atış tüm vücudun ve kolun gerilmesi açılması ve arkadaki hatta iki bacağın yeri iterek (Atış esnasında iki bacak arasındaki aralığa bağlı olarak) en uygun 41° lik atış açı ile terk eder. (2)

21 m. ve üzerinde bir atış için 13m/s. nin üzerinde bir atış süratine ihtiyaç vardır.

A. MAHERAS’a göre atış yüksekliğine ve hızına bağlı olarak değişen atış açılarını aşağıdaki tabloda bulabilirsiniz

Hız (m/sn)

 

11

12

13

13,5

14

14,5

15

Atış Yüksekliği (m)

 

 

 

 

 

 

1,8

41,4

41,8

42,3

42,5

42,6

42,8

43,0

1,9

41,2

41,7

42,2

42,4

42,6

42,7

42,8

2,0

41,0

41,6

42,0

42,2

42,4

42,6

42,7

2,1

40,8

41,4

41,9

42,1

42,3

42,5

42,6

2,2

40,6

41,2

41,7


1551
0
0
Yorum Yaz