Yamaç Paraşütü

2009-04-29 18:45:00

1940′lı yıllarda yamaçlardan koşarak havalanan ve aşağıya kadar süzülerek inen yeni bir hava aracının denemeleri yapılıyordu. Bu aracın en önemli özelliği kolaylıkla sökülmesi ve çok hafif olması idi. Çubuklar üzerine gerilmiş paraşüt kumaşından oluşmuş bu hava cismine 1948 yılında Dr. Francis Rogallo “portatif delta kanadı” adını verdi ve bundan sonra bu buluş delta kanadı olarak anılmaya başlandı. İlerleyen yıllarda delta kanatları oldukça gelişti. Önceleri çok ucuz malzemeden yapılan hava aracı teknolojinin gelişmesine bağlı olarak dizaynı, kalitesi, hafifliği ve fiyatında da bir artış oldu. Bugün tecrübeli bir paraşütçü 30-35 kg’lık delta kanadına ek olarak yedek paraşüt, hava akımlarına göre şekillendirilmiş bağlantı elemanları, altimetre, variometre, pusula ve hız saati gibi bazı cihazlara ve telsize gereksinimi vardır. Bunlara ek olarak uçmayı düşündüğünüz tepedeki kalkış noktasına kadar düz bir yol gerekmektedir.

Yamaç Paraşütü
Deltaplan’a ek olarak 70′li yılların sonlarında bazı kişiler şekli sabit ve ağır olmayan, esnek ve hafif bir havaaracı geliştirmeyi düşündüler. Birçok kişi öncü paraşütlerle yamaçlardan uçus denemelerine başladılar. Bunlaruçaktan atladıktan sonra limit hızda (~198 km/s) düşerken açılmak üzere dizayn edilmiş serbest düşüşparaşütleriydi. Birçok denemeden sonra limit hızdaki yüksek gerilimlerin yavaş ve yumuşak olan yamaç kalkışlarında meydana gelmediği gözlendi ve daha büyük boyutlarda paraşütlerin daha iyi sonuçlar getireceği anlaşıldı. Üreticiler hava geçirgenliği olmayan kumaşlardan daha geniş yüzeyli paraşütler üretmeye başladılar. En sonunda yamaç paraşütçülüğü adıyla bilinen yepyeni bir spor doğdu.
80li yıllarda yamaç paraşütçülerinin sayısıda geçmişe göre arttı. İlk olarak Fransa ve İsviçre Alplerindeki bir gurup pilot, yelken kanat pilotlarına özenerek dik yamaçlardan koşarak kalkış yapmaya başladılar. Böylece yamaç paraşütçülüğü giderek yaygınlaşmaya başladı. Japonya’daki Fuji Dağı ve Himalayalar’daki Everest zirvesinden uçuslar gerçeklestirildi. Yüzlerce kilometrelik mesafe rekorları kırıldı, saatlerce süren uçuşlar kaydedildi ve termik ve dalga kaldırıcıları kullanılarak binlerce feet’e çikildi. Yamaç paraşütü okadar beğenilen bir spor haline geldiki delta kanatlarını ikiye katladı diye biliriz. Antarktika dışında bütün kıtalarda dağlarda rengarenk kanatlar görülmeye başladı.Rahatlıkla havalanır, yönlendirilir ve iner, birkaç dakikada içerisinde açılabilir ve toplanabilirler. Esaslı bir eğitimle temel uçuş kontrolü becerisi birkaç günde kazanılabilir. Bugün yamaç paraşütçülüğü en ucuz ve hafif hava aracı ve doğayla iç içe olmasından dolayı geniş bir kitle tarafından tutulup sevilmiş ve dünya sanayi ürünü konumuna gelmiştir.

Çok hafif olduğundan sırt çantası gibi rahatlıkla taşınabilir, ve diğer uçuş sporları gibi bir piste ihtiyacı olmadığı için daha özgür bir spor diye adlandırabiliriz. Kolay ve çok zevkli olmasına ilaveten sporun her dalında olduğu gibi yamaç paraşütçülüğü’nde de kesinlikle uymanız gereken bazı kuralların olduğunu hatırlatmamız gerekli. Havacılığın şaka kaldırmadığını düşünecek olursak, tehlikeleri önceden görüp ona göre önlem almanız gerektiğini birdaha hatırlatıyoruz. Güvenli uçuşlar için içinde uçtuğumuz hava katmanını kesinlikle iyi tanımalı, paraşütümüzün değişik şartlarda nasıl kullanılacağını önceden öğrenmeli ve dahada önemlisi asla tehlikeli hareketlerde bulunmamalısınız.

http://www.e-kartturkiye.com/kartlar/mugla/681.jpg

 

484
0
0
Yorum Yaz